Üye Giriş Üye ol Üye arama Çalıştığımız firmalar
 
         
     
 

Sevgili Arkadaslar,

 Çok ama çok güzel bir gün geçirdik hep birlikte. Çok eglendik.

  Cumartesi sabahi konvoyla gitmek uzere Sevgili Kemal Kis, Fatih Özmelek, Cemal Parlak ve Irfan Çirpan ile sözlesmistik. Saat 07:00'de Carrefour Kozyatagindaydim. Daha kargalar malum kahvaltisini bile yapmamisti ama cok gecmeden sevgili Mufit Alpay abimiz, ile Nilhan Coskun ve Emel Inanc'da gorunduler ve benim arabamdaki yerlerini aldilar.

 Yaptigim telefon gorusmelerine gore, Cemal uykudan yeni kalkmisti, Kemal hala Fatih'in zamaninda gelecegini ummaktaydi, Irfan'sa her zamanki atakliginda "3 dakikaya oradayim" daydi. Arabadaki arkadaslarla digerlerine de haber vererek Kartal OPET tesislerine gidip diger arkadaslari orada beklemeye karar verdik. Cok kisa bir sure sonra sirayla gelmeye baslayan arkadaslarla cay icerek ve pogaca tuketerek afyonumuz patlattik ve yola cikmaya hazir hale geldik:)))

 Bu arada Irfan'in da benim kadar hizli araba kullandigini ogrenmis olduk:)))

 Gec baslayan yolculuk nedeniyle saat 09:15 ile 09:30 arasinda Berceste'de kahvalti masasini doldurduk. Mukellef bir kahvalti, isi biraz uzatti tabi:))) Kalkarken kermes icin de bir kac alisveris yaptik. Ben herkesin ilgilenecegini dusundugum Dag Cilegi,Bogurtlen ve Ahududu recellerinin kavanozlarina saldirdim hemen ama baskalarini benim gibi bogazina duskun olmadigin daha sonra anlayacaktim:)))) Kalktigimizda aracimiz hareket etmek =FCzereyken iki guzel bayan gozumuze carpti ama yanlis anlasilmayalim diye askinti olmadik. Sonradan bu iki guzel hanimin bize Berceste'de katilma sozu veren Hale ve Tugba oldugunu bolumde karsilasinca anladik:)))))

 Saat 12:30'da bolumumuzdeydik. (Kemal ve Cemal'e epey fark atmisiz:)))) Bolume geldigimizde kapilardaki "Hosgeldiniz" yazilari bir senlige geldigimizi gosteriyordu. Kapidan girer girmez guler yuzuyle Sevgili Nurcan Bac hocamiz ve Celil Zeki dostumuz bizleri karsiladi. Hazirlanan bir karsilama masasinda gorevli genc asistan arkadaslarimiz gelenlere onceden hazirlanmis yaka kartlarini veriyorlardi ve ismi olmayanlara da hizla yeni bir tane hazirlaniyordu. Bu sistem benim gibi isim hafizalari dumura ugramis-ugramakta olanlara cok faydali oldu saniyorum:))) Kemal Yatkin'in adini yoksa nasil hatirlayacaktim:)))

 Alt koridora girildiginde ise hazirlanmis masalar ve arkasinda gorevli asistan arkadaslar kermes icin getirilen urunleri listelemek, fiyatlandirmak ve satmakla gorevlendirilmislerdi. Kendilerine urunlerimiz teslim ettik ve hemen akabinde Total Petrochemicals logolu tukenmez kalemlerden satista gorevli arkadaslara ve salonda bulunanlara birer adet zoraki satis ile ilk kermes satisini da baslatmis olduk. Cocuklar, kalemlerimiz saglamdir ve uzun sure guzel yazmayi garanti ediyoruz. Aksi durumda bana basvurabilirsiniz:))))))))

 Bu arada bolume gelen geleneydi. Bir cok tanidik yuz, bir cok arkadas ve bir cok meslektas ayak ustu sohbetler yapilmaya baslandi. Sevgili Hocalarimiz Gungor Gunduz, Ismail Tosun, Inci Eroglu,Turker Gurkan, Nevin Selcuk, Nurcan Bac,Cevdet Oztin, ve Esin tan ile sohbet etmek imkani bulduk. Hatta gecmiste onlardan neden cok korktugumuzu bile sorguladik. Hocalarimizin yaptiklari yeni calismalar, kitap hazirliklari ve benzeri konularda da bilgi sahibi olduk. Bu arada baslayan cay-kahve-kurabiye-pasta servisinden faydalandigimizi belirtmeme gerek yoktur sanirim:))))) Fatih'le beni arayanlar nerede bulacaklarini biliyorlardi:))))))

 Saat 14:30'da Z14'te derse- pardon- programa basladik. Sevgili Nurcan Hocam ve ardindan Cengiz Altop konusmalar yaptilar. Nurcan Hocamn konusmasi ne kadar kisaydiysa da Cengiz'inki bir o kadar uzundu. Hatta o kadar ki Cengiz'in kollarina giren arkadaslar onu surkleyerek kursuden indiriken bile hala devam ediyordu:))))))

 Sonra Gazi Mustafa Esen Marti (Gazi unvanini basket salon muharebesinden sonra elde etti) bize kendi bestelerini dinletti. Bundan sonra sahneye cikmamasi konusunda bolum karari alindi:))) Saka saka, cok guzeldi soyledigi sarkilar. Hatta nazara geldi bile diyebiliriz.

 Daha sonra herkes serbest takildi. Dostlar sohbet etti. Kermes masasindan alisverisler yapildi. Mentor/mentee sohbeti yapma firsatimiz bile oldu. Genc arkadaslardaki heyecani gormek guzeldi. Onlara elimizden geldigince yardimci olma sozu verdik.

 Saat 16:15 civarinda kermes masasinda cok urun kalmamisti. Buna cok buyuk katkisi olan Sevgili Irfan Cirpan arkadasimizi kutlamak istiyorum. Hasan Huseyin Engin ve Mutlu Cigri arkadaslarimizin da gelemeseler bile alis veris icin Irfan gibi bir cengavere yetki verdiklerini ogrendim ve Irfan'in alis verisini kiskanmayi bir kenara biraktim:))))))))))) Son kalan urunler ki iclerinde benim aldigim receller de vardi ve kimse ilgilenmemisti paylasildi.Ben 2 kavanoz receli kendim alirken 4 kavanozu Nurcan Hocama pazarladim. Zeytinyagi,sabun, sevgili Kemal'in getirdigi cezerye paketi gibi gida alisverisleriyle de alisverisi bitirdik. Arkadaslarin bir kismi direk yemege gelmek uzere ayrilirken, eglenceye devam etmek isteyenler spor salonunun yolunu tuttuk. Biz salonda, seyreden arkadaslar tribunde eglendik. Ozellikle beni seyretmenin cok komik oldugunu soyleyen bir cok mail aldim:)))))))) Nurcan Hocam eski profesyonellerden Ilhan ve Celil'li takimiyla bize uzun sure direnmeyi (!) basardi, ama sevgili Mustafa esen marti arkadasimiz sakatlandiktan sonra rahatladilar ve benim de yorulmami firsat bilerek farki acmayi basardilar:)))))))))))))

 Bu arada Nurcan Hocamin takiminda oynayan Pire Semih lakapli oyuncunun 2.sinif ogrencisi oldugunu gec farkettik de rakip diskalifiye olmaktan kurtuldu:))))

 Yine de rakipleri olarak, Nurcan Hocam, Ilhan ve Celil cok iyi oynadilar. Bizim takimda ise Cemal, ve Kemal iyiydi. Fatih,Irfan ve ben ise daha cok eglenmeye ve dinlenmeye baktik diyebilirim:)))))))))

 Duslar alindiktn sonra Visnelik tesislerine gidildi. Sevgili Mine Balta muthis bir acik bufe organize etmisti. Sanirim herkes yemekten memnun kalmistir. Ustune bir de sevgili Mine'nin esinin elleriyle hazirladigi cig kofteyi soylemeden gecmek mumkun degil. Yemek biterken once Sevgili Adnan'in memleket hasretini anlatan bir siiri ile aramiza gelisi, ardindan da Ankara Radyosu sanatcilarindan Meltem Seyfelioglu'nun sevilen sarkilardan olusan programi ve Inci Eroglu Hocamizin guzel sesiyle seslendirdigi sarkilar bir ruya gibi gecti.

 Tam program bitiyor mu derken, sevgili Ayhan Gulsoy'un organize ettigi orkestra ile danslar basladi. Halaylar cekildi, oyunlar oynandi. Herkes kurtlarini doktu. Itiraf ediyorum ki ben yine en cok eglenenlerden biriydim:))))) Bu guzel orkestra esliginde artik bir klasik haline gelen Nurcan Hocamizin "My way" sarkisi muhtesemdi.

 Saat 12:30 civariydi ki orkestra da bize dayanamadi ve programi bitirdi. Uzun bir gun geciren ve yorulan meslektaslarimiz ayrilmaya basladilar. Bu arada mikrofonu bos goren Kemal Yatkin ve bendeniz, kalanlara Ayrilik sarkisini seslendirerek bir hdefimizi daha gerceklestirdik:)))))))

 Bir kez daha, katilan tum hocalarimiza ve arkadaslarimiza, emegi gecen herkese tesekkur etmek istiyorum. Nurcan Hocamizin "Coming Home" olarak adlandirdigi bu mukemmel gunde kendimizi bolumumuzle baglarimiz daha da guclu bulduk ve boyle ayrildik. Aramizda bulunamayan arkadaslar eminim ki numuzdeki yil daha buyuk katkilarda bulunacaklardir. Birlikteligimiz katkilarla buyuyecek.

Sevgilerimle,
Ömer Özdemir(93)